Biriktiricilik Bozukluğu

Biriktiricilik Bozukluğu

Biriktiricilik Nedir?

Biriktiricilik, kişinin sahip olduklarını, gerçek değerine bakılmaksızın, ihtiyaç gerekçesiyle elden çıkarmakta zorlanması durumudur. Biriktiricilik, eşyaların yığınlar halinde istiflendiği, hatta eşyaların varlığından dolayı ev içerisinde yürümekte güçlük çekilmesi şeklinde gözükebilmektedir. Biriktiricilik bozukluğu yalnızca eşyalarla sınırlı kalmayabilir. Bazı kişiler onlarca hatta yüzlerce hayvanı, hem kendi sağlıklarını hem baktıkları hayvanların sağlığını tehdit edici koşullarda da istifleyebilmektedir.

Biriktiricilik bozukluğu yaşayan kişiler, sahip olduklarını atmak düşüncesine karşı yoğun bir stres hissedebilir ve günlük işlerini yerine getirmekte zorluk yaşayabilir. Bu durum yalnızca kendileriyle sınırlı kalmayıp, beraber yaşadıkları kişiler ya da yakınları için de oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Özellikle biriktiricilik bozukluğu yaşayan bireylerin içinde bulundukları durumu bir problem olarak algılamamaları, tedaviye başvuruyu ve tedaviden alınacak faydayı azaltmaktadır. Unutmayın ki, doğru teşhis ve tedavi ile sevdiklerinizle beraber hoş ve güvenli bir yaşam sürdürebilirsiniz.

Belirtileri

Biriktiricilik bozukluğu yaşayan kişiler duygusal, düşünsel ve davranışsal olarak rahatsızlıktan çeşitli şekillerde etkilenmektedirler. Belirtiler arasında;

  • Gerçek değerine bakılmaksızın sahip olunanları elden çıkarmada sürekli zorlanmak,
  • Sahip olunanlara karşı ileri düzeyde bağlılık; başkaları tarafından dokunulmasına ya da ödünç alınmasına karşı tepki geliştirme,
  • Evin çeşitli alanlarının, örneğin; dolapların, masa üstünün, lavaboların içinin eşyalarla dolması ve hatta eşyaların kapı önü, merdivenler, bahçe gibi yerlere taşması,
  • Yaşam alanlarını tıka basa doldurarak, kullanım amacından uzaklaştırmak. Örneğin, mutfakta eşya yığınlarından dolayı yemek yapamama veya küvetin içindeki eşyalardan dolayı banyo yapmada zorlanmak.
  • Yığınla gazete, dergi veya e-posta istiflemek.
  • Çöpü ancak ağzına kadar dolunca atmak.
  • Lüzumsuz eşyaları toplamak; örneğin lokantadan kürdan, peçete, ambalaj almak.
  • Günlük yapılması gereken işleri planlamakta, karar almakta zorlanmak ve işleri sürekli ertelemek.
  • Eşyaları atmak ya da düzenlemek yerine, bir yığından öteki yığına taşımak ve böylece de önem taşıyan eşyaları bu yığının içinde kaybetmek.
  • Utanç ve mahcubiyet duygularını yoğun bir şekilde hissetmek.
  • Az sayıda bulunan ya da hiç olmayan sosyal etkileşim.
  • Evin içinde boş kalan her alanı eşya yığınları ile doldurmak.
  • Yaşam alanlarında yığınların olmaması, genellikle diğer kişilerin (aile bireyleri, yakın arkadaşlar, temizlik personeli vb.) yardımı ile sağlanmaktadır.

Bu rahatsızlıkla yaşayan bireyler:

  • İlerleyen zamanlarda eşyaların onlar için gerekli olacağından ya da değerinin artacağından,
  • Biriktirdiklerinden dolayı kendilerini daha güvende hissettiklerinden,
  • Eşyaları güzel anıları ya da sevdiklerini hatırlatması gibi sebeplerle biriktirdiklerini ifade etmektedirler.

Biriktiricilik Bozukluğunun Nedenleri ve Etkileyen Faktörler

Biriktiricilik bozukluğunun bilinen tek bir nedeni bulunmamaktadır. Genetik, biyolojik, çevresel ve psikolojik birçok faktörün etkileşimi sonucunda gelişebilmektedir. Biriktiricilik bozukluğu, yaşa, cinsiyete ya da ekonomik statüye bakmaksızın her bireyi etkileyebilir.

  • Stres Verici Yaşam Olayları: Boşanma, yakın kaybı, evin tahliye edilmesi veya yangında eşyaların kaybı.
  • Aile Öyküsü: Kişide biriktiricilik bozukluğunun görülme olasılığı, aile bireylerinde biriktiricilik bozukluğu öyküsünün bulunması ile ilişkilidir. Ancak bu, ailesinde biriktiricilik bozukluğu hikayesi bulunan her bireyin bu rahatsızlığı yaşayacağı anlamına gelmemektedir.
  • Sosyal İzolasyon: Bazı kişilerin biriktiricilik bozukluğu sebebiyle sosyal çevresinden uzaklaştığı ve misafir ağırlamaktan kaçındığı durumlar oluşabilmektedir. Aynı zamanda bazı kişilerin de yalnızlıkla başa çıkmak için eşyaları istiflediği düşünülmektedir.
  • Tıbbi Rahatsızlıklar: Depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, dikkat eksikliği/hiperaktivite, otizm spektrum bozukluğu ile birarada gözükebilir. Bunun yanı sıra, aşırı kilo/obezite, diyabet, felç, uyku apnesi, akciğer, kalp/damar rahatsızlıkları gibi medikal problemlere de eşlik etmektedir.

Biriktiricilik Bozukluğunun Gelişimi ve Görülme Sıklığı

Biriktiricilik bozukluğunun gelişim sürecine bakıldığında, yaklaşık olarak 10-13 yaş aralığında başladığı görülmekte ve ilerleyen yıllarda ise şiddeti artmaktadır. Çocuklar ve ergen bireyler için biriktiricilik bozukluğunun yetişkinlerden daha farklı biçimlerde kendini gösterdiği söylenebilir. Çocuklar ve ergen bireyler, sahip olduklarını elden çıkarmakta ya da atmakta daha sık zorlanmakta, ancak yetişkilnler gibi eşyalarını tıka basa doldurmamakta veya yığınlar oluşturmamaktadırlar.

Toplumdaki yaygınlığı konusunda yapılan araştırmalarda %2-4 oranında bulgulara rastlanmaktadır. (Ülkemizde görülme sıklığı konusunda bir araştırma henüz bulunmamaktadır). Bu oranın düşük olması, kişilerin bu bozukluğu problem olarak algılamaması ya da toplum tarafından dışlanma ve utanç gibi nedenlerle açıklanabilmektedir.

Değerlendirme

Kişiye uygun olan tedavinin sunulmasında en önemli adımlardan biri, bu alanda uzman doktor ve psikolog ile işbirliği içinde olmanızdır. Değerlendirme sürecinde biriktiricilik bozukluğuna ilişkin;

  • Günlük yaşantınızı, ilişkilerinizi ve yapacaklarınızı ne ölçüde etkilediği,
  • Sizin için bu konunun herhangi bir sorun olup olmadığı,
  • Eşyalarınız için daha fazla alana sahip olmak isteyip istemediğiniz,
  • Hangi zamanlarda biriktirme davranışına yöneldiğiniz,
  • Yaşadığınız ortamdaki/evinizdeki eşyaların sizi huzursuz edip etmediği,
  • Düşünceleriniz, duygularınız ve davranışlarınız,
  • Ne zamandan beri bu belirtileri taşıdığınız,
  • Daha önceden benzer şikayetlerinizin olup olmadığı,
  • Eğer önceden bir tedavi aldıysanız bu süreçte size ne kadar yararlı olduğu sorulabilir.

Doktorunuz ve psikoloğunuz değerlendirme süresinde sizi daha iyi anlamak ve uygun bir tedavi planı oluşturmak için bazı ek testler isteyebilir.

Tedavi

Biriktiricilik bozukluğunda, kişinin tedaviye olan motivasyonu ve problemin varlığını kabul etmesi büyük önem taşımaktadır. Tedavi süresince kişinin yargılanmadığı, kendisini rahat hissedebileceği ve biriktirme davranışını devam ettiren etkenler tartışılacaktır. Biriktiricilik bozukluğu tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Tedaviye erken başlanması ve düzenli aralıklarla takibinin sağlanması tedaviden alınan verimi artıracaktır.

Tedavide psikoterapi ve antidepresan ilaçlar belirtilerinin şiddetine, sıklığına ve süresine bağlı olarak beraber ya da ayrı ayrı kullanılmaktadır.

  • İlaçlı tedavilerde doktorunuza ilacın kullanım süresi ve sıklığı, olası yan etkileri, ilacın nasıl bırakılması gerektiği gibi soruları rahatlıkla sorabilirsiniz.
  • Psikoterapi tedavinin önemli bir parçasıdır. Biriktiricilik bozukluğu yaşayan bireye uygun, farklı terapi yaklaşımları uygulanabilmektedir. Terapistinize hangi terapi yaklaşımını kullandığını, terapinin biriktiricilik bozukluğu üzerinde nasıl bir etkisinin olduğunu, terapinin sonunda nasıl fayda sağlayabileceğinizi ve bunun gibi aklınıza gelen soruları çekinmeden danışabilirsiniz.

Kaynaklar

Hoarding disorder – Mayo Clinic. Mayoclinic.org. from http://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/hoarding-disorder/basics/definition/con-20031337

Hoarding Disorder. Retrieved 1 June 2016, from http://www.bps.org.uk/system/files/Public%20files/

 

 

Konuya İlişkin Makaleler

Ağrıların yaşamınızı kabusa çevirmesine İzin Vermeyin!

Ağrıların yaşamınızı kabusa çevirmesine İzin Vermeyin!

Sabah yataktan yorgun mu kalkıyorsunuz? Gün ortasına doğru kolunuzu kaldıracak haliniz kalmıyor mu? Azıcık iş yapmak veya yol yürümekle bile bacaklarınızda ağrılar mı oluyor? Birçok doktora gitmenize rağmen çözüm bulamadınız mı? Bir türlü geçmeyen karın ağrılarınız mı var? Omuz ve sırt bölgenizden kollara ve başa yayılan ağrılarınız mı oluyor? Yataktan baş ağrısı ile mi kalkıyorsunuz? […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku
Biriktiricilik Deyince Aklımıza Yalnızca Eşyalar Mı Gelmeli?

Biriktiricilik Deyince Aklımıza Yalnızca Eşyalar Mı Gelmeli?

Biriktiricilik kişilerin sahip olduklarını asıl değerine bakılmaksızın elden çıkartmada zorlandıkları bir durum olarak gözükmektedir. Bu durum eşyaların istiflenmesi sonucunda yaşam alanlarını etkili bir şekilde kullanamamaları ve eşyaları atma düşüncesiyle karşı karşıya kaldıklarında yoğun bir stres ve günlük işlerini yapmada güçlük yaşama şeklinde gözükebilmektedir. Ancak bu durum yalnızca eşyaları biriktirmekle sınırlı kalmayabilmektedir. Dijital alanda biriktiricilik Biriktiricilik […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku
Biriktiricilik Bozukluğu Mu Yoksa Koleksiyon Mu?

Biriktiricilik Bozukluğu Mu Yoksa Koleksiyon Mu?

Sevdiğiniz biriyle gittiğiniz konser bileti, çantanızdan ileride lazım olur diye atamadığınız ama bitmek üzere olan tükenmez kalemler, ıslak mendiller, küçük şekerler, gelecekte değerlenecek diye düşündüğünüz oyuncaklarınız, geçmişten bu yana topladığınız kartpostallar, posta pulları, anahtarlıklar… Eşyalar anılarımızı canlı tutmada ve yeni anılar oluşturmamızda büyük önem taşımakta. Peki, sahip olduğumuz eşyalar ne zaman koleksiyon adı altında yer […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku