Bipolar Bozukluk

Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk, diğer adıyla manik depresif hastalık, kişinin ruhsal durumunun bir uçtan öteki uca doğru olağandışı değişimini ifade eden bir ruh sağlığı sorunudur. Bu uçlar depresyon ve mani dönemleri diye adlandırılmakta ve her bir dönem birkaç gün ya da daha uzun sürebilmektedir. Yıl içerisinde bazı kişiler 1 veya 2 atak geçirebilirken, diğerleri daha fazla ve yoğun atak yaşayabilmektedir.

Günlük yaşamda hemen herkes belli zamanlarda ruhsal durumlarında inişler ve çıkışlar yaşayabilir. Ancak bipolar bozukluk yaşayan kişilerde bu iniş ve çıkışlar daha ağır geçmekte; kişinin ailesiyle ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerini, iş, okul performansını, maddi durumunu olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Bipolar bozukluk, tedavisi olan bir hastalıktır. Doğru teşhiş ve tedavi ile kişi yaşamını kaliteli bir şekilde sürdürebilir.

Mani Dönemi

Mani döneminde

• Olağandışı bir mutluluk hali ve kendini enerjili hissetme,
• Uyku ihtiyacında azalma,
• Her zamankinden daha konuşkan olma,
• Kendine olduğundan daha fazla güvenme ve risk taşıyan davranışlara yönelme,
• Düşüncelerin peşi sıra ve birbiriyle yarışırcasına ilerlemesi,
• Dikkati sürdürmekte güçlük gözlenmektedir.

Hipomani Dönemi

Mani döneminden daha hafif belirtilerle seyreden bir dönemi ifade etmektedir. Genellikle bu dönemde kişiler kendilerinde bir değişim olduğunu fark etmeyebilirler. Yakınları ya da arkadaşları tarafından olduğundan farklı davrandıkları gözlenmektedir. Hipomaniye genellikle psikotik belirtiler eşlik etmez. Hipomani döneminden depresyon dönemine geçişler görülebilmektedir.

Depresyon Dönemi

Depresyon döneminde

• Üzgün, çökkün, mutsuz, keyifsiz hissetme,
• Önceden zevk alınan aktivitelere karşı ilgi kaybı,
• İştahta kayıp ya da aşırı iştah
• Normalden daha az ya da aşırı uyuma,
• Neredeyse her gün yorgunluk ve enerji kaybı hissi
• Dikkati toplamakta ve sürdürmekte zorlanma,
• Kendine zarar verme düşünceleri, planları ya da intihar girişiminde bulunma görülebilir.

Bipolar Bozukluğun Nedenleri

Bipolar bozukluğun temel tek bir nedeni bulunmamaktadır. Genetik ve biyolojik olası birçok faktörün biraraya gelmesi, bipolar rahatsızlığın gelişimine katkıda bulunmaktadır.

Yapılan akademik çalışmalar genetik etmenlerin önemini ortaya koymaktadır. Bipolar bozukluğun görülme olasılığına bakıldığında, aile bireylerinde bipolar öyküsü bulunan kişilerin daha yüksek oranda bipolar bozukluk tanısı aldığını göstermiştir. Ancak bu durum ailesinde bipolar bozukluk tanısı olan herkesin aynı tanıyı alacağı anlamına gelmemektedir. Örneğin; tek yumurta ikizleriyle yapılan bazı çalışmalarda genetik yapıya sahip ikizlerden birinde bipolar hastalık bulunurken, diğerinde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Bu nedenle kalıtım tek başına bir belirleyici değildir.

Değerlendirme

Kişiye uygun olan tedavinin sunulmasında en önemli adımlardan biri, bu alandaki uzman doktor ve psikolog ile işbirliği içinde olmanızdır. Görüşmeye geldiğinizde ruh sağlığı alanında uzman bir ekiple beraber bipolar bozukluğa ilişkin belirtileriniz görüşülecektir. Değerlendirme sürecinde;

• Düşünceleriniz, duygularınız ve davranışlarınız
• Ne kadar zamandan beri bu belirtileri taşıdığınız
• Belirtileriniz sizi zorladığında bunlarla nasıl başa çıktığınız
• Günlük yaşantınızı, ilişkilerinizi ve yapacaklarınızı ne ölçüde etkilediği
• Daha önceden benzer şikayetlerinizin olup olmadığı
• Eğer önceden bir tedavi aldıysanız bu süreçte size ne kadar yararlı olduğu sorulabilir.
Doktorunuz ve psikoloğunuz değerlendirme süresinde sizi daha iyi anlamak ve uygun bir tedavi planı oluşturmak için bazı ek testler isteyebilir.

Tedavi

Bipolar tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. İlaçla tedavi ve psikoterapi önerilmektedir.

İlaçla Tedavi

Mani ve hipomani dönemlerinde antipsikotik ilaçlar önerilmektedir. Antipsikotik ilacın hekiminiz tarafından önerilmesi psikotik olduğunuz anlamına gelmez. Depresyon döneminde; antidepresan ilaç desteği ile beraber psikoterapi önerilmektedir. Doktorunuz tarafından antipsikotik ve antidepresan ilaçlar beraberce ya da ayrı ayrı verilebilir. Hekiminiz tarafından aksi söylenmedikçe ilaç tedavisini bırakmayınız.

Psikoterapi

Psikoterapi bipolar bozukluk tedavisinde ilaç tedavisine ek olarak uygulanabilmektedir. Bipolar bozukluk tanısı olan bireye uygun, farklı terapi yaklaşımları belirlenir. Danışanın yaşına ve klinik drumuna göre birebir ya da ailenin de dahil olabileceği seanslar düzenlenmektedir. Terapistinize hangi terapi yaklaşımını kullandığını, terapinin bipolar rahatsızlık üzerinde nasıl bir etkisinin olduğunu, terapinin sonunda nasıl bir fayda sağlayabileceğinizi ve aklınıza gelen tüm soruları çekinmeden danışabilirsiniz.

BİPOLAR BOZUKLUK İLE YAŞAMAK

Bipolar Bozukluk ile başa çıkmak için ne yapabilirim?

Unutmayın ki bipolar bozukluk tedavisi bir süreçtir. Bu süreçte;
• Kendinize bir program hazırlayıp ona sadık kalmaya çalışın. (uyku ve yemek düzeninizi günün belli saatlerine yayın).
• Ruh halinizde dalgalanmaları hissettiğiniz zamanlara dikkat edin.
• İlaçlarınızı düzenli olarak almaya özen gösterin.
• Hekiminiz ve psikoloğunuzla her aşamada işbirliğinde olun.
• Tedaviden verim almanız zaman alabilir. Kendinizi birkaç gün içinde veya ruh sağlığı çalışanı ile yaptığınız tek bir görüşmede değil; tedavinin ilerleyen zamanlarında daha iyi hissedebileceğinizi unutmayın.

Yakınıma nasıl yardımcı olabilirim?

Bipolar bozuklukla başa çıkmada en önemli desteklerden birini aile bireyleri ve arkadaşlar oluşturmaktadır. Unutmayın ki bipolar bozukluk sevdiğiniz kişi kadar zaman zaman sizi de zorlayabilir. Böyle bir durumda yardım istemeniz hem sizin hem de yakınınızın tedavisinin olumlu seyri için önem taşımaktadır.

• Manevi destek sunun, onu anlamaya çalışın, tedaviye dair yakınınızı cesaretlendirin.
• Bipolar bozukluk hakkında hastanızın doktoru tarafından önerilen bilimsel kaynaklardan bilgi edinmeye çalışın. Bu konu hakkındaki bilgileriniz yakınınızın neler yaşadığını anlamanıza yardımcı olacaktır.
• Yakınınızın sizinle paylaştığı duygu ve düşüncelerini dikkatle dinleyin. Bu size bipolar bozukluğu tetikleyen belirtiler konusunda bilgi verebilir.
• Tedavi zaman alan bir süreçtir; uygun olan tedavi ve destek ile yakınınız kendisini daha iyi hissedecektir.
• Kısa yürüyüşler, sinema, tiyatro ya da keyif aldığı diğer uğraşlara katılması için teşvik edin.
• Yakınınızın kendisine zarar verme düşünceleri ya da planları varsa önemseyin. Böyle bir durumda doktoru ve psikoloğu ile hemen iletişime geçin!

Referanslar

https://www.nice.org.uk/guidance/cg185
https://www.nice.org.uk/guidance/cg185/ifp/chapter/about-this-information
http://www.nimh.nih.gov/health/topics/bipolar-disorder/index.shtml

Konuya İlişkin Makaleler

Transmanyetik Uyarım Tedavisi (TMU) Nedir ?

Transmanyetik Uyarım Tedavisi (TMU) Nedir ?

  Yapılan araştırmalarda duygu, düşünce ve davranışlarımızı yönlendiren beynimizdeki bir takım aktivite değişikliklerin psikiyatrik hastalıklara neden olduğu görüşü öne sürülmüş ve eğer bozulmuş aktivite düzeylerinde değişiklik yaparsak hastalıkların tedavi edilebileceği fikri  17. yüzyıldan beri tartışılmaya başlamış ve araştırmacıların bu fikri TMU tedavisinin keşfedilmesini sağlanmıştır. Aslında Osmanlı tarihine de bakarsak Fatih sultan Mehmet döneminde yaşamış olan tıp bilgini […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku
Ağrıların yaşamınızı kabusa çevirmesine İzin Vermeyin!

Ağrıların yaşamınızı kabusa çevirmesine İzin Vermeyin!

Sabah yataktan yorgun mu kalkıyorsunuz? Gün ortasına doğru kolunuzu kaldıracak haliniz kalmıyor mu? Azıcık iş yapmak veya yol yürümekle bile bacaklarınızda ağrılar mı oluyor? Birçok doktora gitmenize rağmen çözüm bulamadınız mı? Bir türlü geçmeyen karın ağrılarınız mı var? Omuz ve sırt bölgenizden kollara ve başa yayılan ağrılarınız mı oluyor? Yataktan baş ağrısı ile mi kalkıyorsunuz? […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku
KENDİNE ZARAR VERME DÖNGÜSÜ

KENDİNE ZARAR VERME DÖNGÜSÜ

Kendine zarar verme davranışı birçok farklı aşamayı içinde bulunduran bir döngü şeklinde hareket etmektedir. Bu döngüdeki her bir etmen kendine zarar verme davranışını daha iyi anlamamızda önem taşımaktadır. İstenmeyen, negatif yüklü duygu ve düşüncelerin bir araya gelerek ortaya çıkması kendine zarar verme davranışında süreci başlatan adımlardan birini oluşturmaktadır. Bu denli yüklü duygu ve düşüncelerle baş […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku