Sigara Bağımlılığı

Sigara Bağımlılığı

Dünyanın ve ülkemizin en büyük toplumsal problemlerinden birini sigara bağımlılığı oluşturmaktadır. Zira geniş bir kullanıma sahip olması ve neden olduğu bağımlılığın yanında dumanındaki mevcut zararlı maddelerle de çevresindeki bireylerin hayatını olumsuz etkilemektedir.

Sigara kullanım biçimleri farklılıklar gösterebilmektedir. Kimi bireyler her gün sigara tüketirken kimileri belli aralıklarla sigara tüketmekte kimileri ise geçmişte sigara kullanmış ve artık sigara içmeyen kişilerdir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımlamasına göre hayatı süresince toplam 100 tane sigara tüketmiş birey sigara içen olarak ifade edilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre sigara içen ve sigara içmeyen bireyler olmak üzere tanımlamalar yapılmıştır. Buna göre sigara içen bireyleri; her gün düzenli içen, her günden seyrek içen, ara sıra içen bireyler oluşturmaktadır. Sigara içmeyen bireyleri ise yaşam boyu hiç sigara kullanmamış bireylerle, sigarayı bırakmış olanlar oluşturmaktadır.

Dünyadaki sigara kullanımı incelendiğinde gelişmiş ülkelerde zaman geçtikçe tütün kullanımı azalmaya yönelik bir seyir izlerken; gelişmekte olan ülkelerde tütün kullanımında artış gözlemlenmektedir. Özellikle ülkemizde 1980’li ve 1990’lı senelerde sigara kullanım oranı yüzde 80 artış göstermiştir.

2001 yılında dünyadaki tütünlerin yüzde 2’si ve coğrafyamızdaki tütünlerin yüzde 14’ü ülkemizde tüketilmiştir. 1988 PİAR’ın yaptığı araştırmaya göre toplumun %43.6’sı, 1993 BİGTAŞ’ın araştırmasına göre toplumun %33.6’sı sigara tüketmektedir; ülkemiz Avrupa’da erkekler arasında sigarayı en çok kullanan ülkelerdendir. Araştırmalara göre kişilerin eğitimleri ve mevkileri arttıkça sigara kullanımı da bununla birlikte artış göstermektedir. Ülkemizde şu an için 20 milyon civarı sigara tüketen birey vardır; bu veriyle dünya ülkeleri arasında en fazla tütün tüketen 10. ülkedir.

Sigara kullanımının yarattığı olumsuzluk sadece tüketen bireyi etkilememekte, aynı zamanda çevresinde bulunan kişileri de pasif olarak etkilemektedir. Pasif içici olarak nitelendirilen bu kişilerde de önemli sağlık problemlerine neden olmaktadır.

Sigaranın; akciğer kanseri, lösemi, ağız, gırtlak, pankreas, böbrek, mesane ve özofagus kanserlerine, kronik bronşite ve amfizeme, kalp rahatsızlıklarına ve serebrovasküler hastalığa neden olduğu ortaya çıkmıştır. Dünyada her yıl 4 milyon insan sigaradan kaynaklı ölmektedir. Bu değerle sigara, dünyada en fazla ölüme neden olan faktörlerin başında yer almaktadır.

Sigara; katran, karbonmonoksit, nikotin, amonyak, arsenik, hidrojen siyanür, formaldehit, metan vb. 4 binden fazla zehirli kimyasal madde içermektedir. Nikotin; eroin kadar bağımlılığa neden olabilecek nitelikte bir maddedir. Katran akciğerlere zarar verirken; kanın pıhtılaşmasına neden olan karbonmonoksit kalp krizlerini tetiklemektedir. Bunun yanında sigara erkeklerde iktidarsızlığa ve kadınlarda doğurganlığa etki etmektedir. Sigara kullanan ailelerin bebeklerinin normalden düşük kiloda ve zamanından önce doğdukları görülmüş; diğer bebeklere nazaran daha çok ağladıkları ve uyku sorunları yaşadıkları kaydedilmiştir. Bunun yanında sigara içen bireylerin çocuklarında solunum yolu hastalıkları görülme olasılığı yüksektir.

Sigaranın neden olduğu “koroner kalp hastalığı” ülkemizde en çok ölüme neden olan hastalıktır. Bunun yanında en çok ölüme neden olan ikinci hastalık da kanserdir.

Sigara, düzenli olarak neredeyse her gün kullanılan bir maddedir. İçerisinde yer alan nikotinin bağımlılık yapıcı etkisi; bireyin beynine tesir ederek kişide olumlu duygular yaratmaktadır. Bunun bir sonucu olarak da birey sigara içme hareketinin sıklığını arttırmaktadır.

Sigara kullanan bireyler sigaradan yoksun kaldıklarında; bireylerde şiddetli nikotin ihtiyacı, çabuk öfkelenme, huzursuzluk, anksiyete, odaklanma sorunu, hareketsiz duramama, iştah artması ve buna bağlı kilo alma, kalp atımında yavaşlama gibi belirtiler görülmektedir. Yoksunluk emarelerinin görülmesi ve toleransın normalden fazla oluşması; fiziki olarak da nikotin bağımlılığının başladığını göstermektedir. Eroin ve alkol ile benzer olan sigara bağımlılığının fiziki boyutunda bireyin sigara kullanmadığında ortaya çıkan yoksunluk emareleri; sigara kullandığında ortadan kalkmakta ve bu şekilde sigara bir bakıma ödül olarak işlev görmektedir.

Sigara kullanamamanın sonucu ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin süresi bireyden bireye fark etmektedir. Yoksunluk tablosu; madde kullanımının birden bırakılması sonucu vücudun doğal bir tepkisidir. En kuvvetli yoksunluk tablosu 4 haftaya kadar son bulmaktadır.

Sigara bağımlılığın tedavisinde psikoterapi ve ilaç tedavisi en etkili iki yöntem olarak belirtilmektedir. Hipnoz ve akapuntur gibi yöntemlerin başarısına dair net bir kanıt yoktur.

Nikotinin ruhsal ve davranışsal olarak da kişiye etkileri göz ardı edilerek yapılan tedaviler; kişinin nikotin yoksunluğunun geçmesinin akabinde yeniden sigaraya başlamasına engel olamaz. Zira fiziksel, ruhsal ve davranışsal etkenler birbirine bağlıdır. Misal; nikotin ihtiyacı hissetme kişide ruhsal olarak sıkıntıya neden olabilir. Ya da çay, kahve tüketirken sigara içme isteği doğabilir; bu da davranışsal bir faktördür. Tedavi sürecinde bu üç faktör birlikte ele alınmalıdır.

Sigara bağımlısı bireylerde sigaranın kullanımının bırakılmasının akabinde bireyi rahatsız eden emareler meydana gelir. Yoksunluk tablosu ya da nikotin çekilmesi olarak ifade edilen bu emareler; sigara kullanıldığında ortadan kaybolur.

Sigara bağımlılığında en fazla kullanılan yöntem davranış tedavileri olup bunlar; beceri eğitimi, relaps önleme, uyaran kontrolü, hızlı içme teknikleridir. Psikoterapi ve ilaç tedavisi, nikotin bağımlılığı tedavisinde önemli rol oynamaktadır. Sigara bağımlılığında yardım almak önemli bir noktadır. Araştırmalara göre yardım almadan sigara kullanımını bırakabilen bireylerin oranı ancak %7,9’dur.

İlaç tedavilerinin dışında ülkemizde nikotin yoksunluğunu gidermek için; bant, sakız, ve dilaltı formları da bireyler tarafından kullanılmaktadır. Nikotin bantlarının; ürtiker, baş ağrısı, taşikardi, bulantı, baş dönmesi, kas ağrıları, uykusuzluk, bulantı, hazımsızlık, öksürük, kaygı bozukluğu, eklem ve sırt ağrısı gibi yan etkilere neden olduğu belirtilmektedir. Nikotin yerine koyma tedavisi sürecinde birey sigara içmemelidir; bunun yanında hamileler ve bebek emziren kadınlarda, faal ya da son dönemlerde kalp krizi geçiren bireylerde nikotin yerine koyma tedavisinin uygulanması sakıncalıdır.

Nikotin sakızını  kullanan kişilerin sakızı hızlı çiğnememeleri aksi takdirde aşırı salgılanan tükrük salgısı ve midede sorunlara yol açabileceği ifade edilmiştir. Nikotin sakızları; nikotin yutulmasından kaynaklı bulantı, kusma, hazımsızlık gibi yan etkilere neden olabilmektedir.

Konuya İlişkin Makaleler

Bağımlılık Check Up Programı (Ücretsizdir)

Bağımlılık Check Up Programı (Ücretsizdir)

  Alkol içenler Yoğun internet kullananlar Bahis veya kumar oynayanlar Bağımlı mısınız değil misiniz? Bu soruların yanıtları için ücretsiz Bağımlılık Check-up programımıza başvurabilirsiniz.   Paylaşın..

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku
BAĞIMLILIKTA KİŞİSEL İYİLEŞME PROGRAMI

BAĞIMLILIKTA KİŞİSEL İYİLEŞME PROGRAMI

Bağımlılık, çok çeşitli faktörlerden etkilenen, çok boyutlu bir sorundur. Tüm bu sorunlarla başa çıkmayı öğrenmek bağımlılığı önler.

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku

ÇOCUĞUM BAĞIMLI OLABİLİR Mİ?

Uyuşturucu ve madde kullanan bağımlı sayısı tüm dünyada her geçen gün hızla artıyor. Birleşmiş Milletler’in raporuna göre dünyada 29 milyon uyuşturucu bağımlısı var ve madde bağımlılığı yaşı 11’e kadar indi.   Rapordaki dikkat çekici bir başka ayrıntı ise uyuşturucu ticaretinin % 50’ye yakınının internet üzerinden yapılıyor olması. Madde kullanımı tehlikesine dair açıklamalar yapan Moodist Bağımlılık […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku