Otizm

Otizm

Otizm, çocuğun gelişim düzeyine göre farklılık göstermekle birlikte, genellikle 3 yaşından önce başlayan, konuşma, sosyal etkileşim, iletişimde gecikme ve normalden sapma ile kendini gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Genel olarak çocuğun kendine özgü bir dünya oluşturarak çevresindekilerden uzaklaşmasıdır.

Otizm çocukların sözel ve sözel olmayan iletişimde zorluk yaşamalarına neden olmasından dolayı zeka geriliği ile karıştırılmaktadır. Fakat düşünülenin aksine otizm ile zeka geriliği arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Otizmli çocuklar normal ya da üstün zekaya sahip olabildikleri gibi yaşıtlarından daha geride olabilirler. Ancak otizmli çocuklar ilişki ve iletişim kurma becerisinde zorlanmalarından dolayı performanslarını maksimum düzeyde yansıtamamaktadırlar. Bu nedenle otizmli çocuğun zeka düzeyinin yapısal veya otizime bağlı gelişen bir durum olup olmadığı kesin olarak ayırt edilemeyebilir.
Otizmin görülme sıklığı % 0,2 -0,5 olarak bildirilmektedir ve cinsiyetle ilgili tam bir ilişki kurulamamasına rağmen, erkeklerde kızlara oranla daha sık rastlanmaktadır.

Otizmin belirtileri nelerdir?

Otizm tablosunda çocuk, göz teması kurmaktan sakınır, çevresiyle iletişime geçmekten hoşlanmaz, akranlarıyla oyun oynamayı tercih etmez. Hiç konuşmaz veya konuşması yetersizdir, değişime karşı direnç gösterir. Bir objeye aşırı bağlanır, dönen nesnelere karşı yoğun ilgi gösterir, oyuncaklarıyla işlevsel olmayan bir şekilde oynar, ismine cevap vermez. Kendisinden üçüncü tekil şahıs olarak bahseder, sallanmak ve çırpınmak gibi duruma uygun olmayan hareketleri vardır. Komut alıp eyleme geçirmekte zorlanır, bedensel temastan ve kucağa alınmaktan hoşlanmaz. Kokuya ve sese karşı duyarlıdır.

Otizmli bir çocukta karşılaşabileceğimiz bu belirtilerin bazıları daha ön planda olabileceği gibi hepsi aynı anda olmayabilir.

Otizmin nedenleri nelerdir?

Otizmin nedeni henüz tam olarak belirlenmemiştir fakat nelerin etken olduğu konusundaki araştırmalar hala devam etmektedir.

Yapılan çalışmalara göre en önemli nedenlerinden birinin genetik olduğu düşünülmektedir. Kardeş ve ikiz çalışmalarına göre otizmli bir çocuğun kardeşinde otizm görülme riski ve tek yumurta ikizlerinde her ikisinin de otizmli olma riski hayli yüksektir. Ancak hangi gen ya da genlerin neden olabileceği konusunda kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Bunun yanı sıra bazı otizmli çocukların ailesinde, sosyal ilişkilerde zorluk çeken ve dil gelişiminde problemler yaşayan bireylere rastlanılabilir.

Bazı araştırmalara göre ise otizm ile yapısal farklılık arasında ilişki bulunmuştur. Otizmli çocukların beyinleri incelendiğinde, özellikle beyincik ve beynin ön bölgelerinde bazı anormallikler olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılaşmanın, otizmli çocuklarda gördüğümüz sözlü ya da sözsüz iletişim konusunda zorlanmalara neden olduğu düşünülmektedir. Ayrıca beyinde hücreler arasında iletişimi sağlayan bazı kimyasalların eksik ya da fazla olmasının da otizme neden olabileceğiyle ilgili çalışmalar vardır.
Genetik ve yapısal farklılıklar dışında tartışmalı olarak hamilelik sırasında yapılan aşılar, kullanılan ilaçlar, alkol kullanımı, katkı maddeli besinlerin kullanımı gibi çevresel faktörlerinde etkili olabileceği düşünülmektedir.

Otizmin Tedavisi

Otizmin bilinen kesin bir tedavi yöntemi olmamakla birlikte, bireysel eğitimin tedavideki yeri çok önemlidir. Otizmin tedavisinde ilk adım ailenin bu konuda yetkin kişiler tarafından bilgilendirilmesidir. Tanı sürecinde ailelerin büyük bir çoğunluğu durumu kabul edemediklerinden ve suçluluk duygusu yaşadıklarından dolayı tedaviye başlama gecikebilmektedir. Fakat erken müdahale edilmesi tedaviden daha fazla yararlanılmasını sağlayacaktır. Tedavi aşamasına geçen ailelerin bilmesi gereken en önemli nokta ise tedavi ile eğitimin uzun süreli ve zor bir süreç olduğudur.

Otizmin belirtileri ve şiddeti farklılık gösterdiğinden her çocuk için ayrı bireysel eğitim ve tedavi planı hazırlanmalıdır. Tedavide hekim, psikolog, aile ve öğretmenler, kazandırılması hedeflenen davranış, beceri ve tutumla ilgili işbirliği içerisinde çalışmalıdırlar.

Otizmin tedavisinde bireysel eğitim dışında çocuğun iletişim ve ilişki becerilerini geliştirip sosyalleşmesine yardımcı olmak için davranış programları uygulanır.

Tedavide kullanılan kesin bir ilaç olmamasına karşın, bazen otizmin hırçınlık, hareketlilik, huzursuzluk gibi belirtileri, bazen de otizme eşlik eden herhangi bir psikiyatrik bozukluk için ilaç kullanılmaktadır.

Konuya İlişkin Makaleler

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

  Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar herhangi bir zihinsel yetersizliğe sahip olmamalarına rağmen, öğrenmenin bazı alanlarında zorlanmalar yaşayabilirler ve derslere ilgilerinin tam olması, öğrenmek için çabalamaları genellikle yetersiz kalır. Sınıftaki bütün çocuklar okumaya başlayıp, toplama çıkarma yaparken bütün çabasına rağmen arkadaşlarına yetişemeyen bazı çocuklara rastlarız. Eğer öğretmenleri ve ailesi çocuğun yaşadığı bu zorlanmanın farkına varmazsa […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku
OTİZMDE ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ

OTİZMDE ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ

Otizm görülme oranı günden güne artmaya devam ederken, erken tanı ve tedaviye en kısa sürede başlamanın önemi de daha fazla konuşulmaya başlandı. Çocukları ile ilgili bu teşhisi almış anne babaların “ bebekken de farklıydı, keşke daha önce doktora gitseydik” ya da “ 2 yaşındayken gittiğimiz doktor bize söylemişti ama ablası da zor bir çocuktu diye […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku
OTİZMDE DİL GELİŞİMİ

OTİZMDE DİL GELİŞİMİ

Otizmin en belirgin özelliklerinden biri dil gelişimindeki gecikmedir. İsteklerini ifade edememe, cevap vermeme, anne baba ya da diğerlerine seslenememe ev içerisinde zorlanmalara yol açtığı için anne babalar tarafından da ilk dikkat çeken genellikle bir uzmana başvurmalarına neden olan belirtidir. Otizmde konuşmanın gecikmesi veya konuşamama haricinde dil gelişimi ile ilgili yaşanan bir diğer problem ise “ekolali” […]

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page
Devamını Oku