Psikodinamik Terapi

Psikodinamik Terapi

Psikanalitik psikoterapinin ilk adımları Freud’un yüzyıl önce yaptığı çalışmalarla atılmıştır. Freud’un bu tekniği pek çok aşamadan geçmiş olup o günden günümüze kadar hem gelişmiş hem de bazı değişimlere uğramıştır. Ayrıca bu zaman dilimi içerisinde diğer terapi yaklaşımlarına da önemli ölçüde katkı sağlamıştır.

Psikanalitik psikoterapi bir anlamlandırma ve yorumlama çalışmasıdır. Değerlendirme görüşmesinden sonra eğer psikanalitik psikoterapi süreci başlamış ise geçmiş yaşantılar temelinde semptom olarak ortaya çıkan bilinçdışı çatışmalara içgörü kazandırarak bir anlamlandırma çalışması başlatılır. Bu anlamlandırma çalışması analitik psikoterapinin çalışma malzemesi olan serbest çağrışım tekniği ile yürütülmektedir. Serbest çağrışım ise analizanın seans içerisinde tüm zihninden geçenleri herhangi bir sınırlama, sansürleme ya da gizleme olmadan anlatmasıdır.

Psikoterapi esnasında analist yoğunlaşmış bir dikkat ile dinleme halinde bulunur, gerekli gördüğü yerlerde devreye girer, az konuşur ve çoğunlukla sessiz kalır. Ayrıca analistin empatik ve nötral bir duruş içerisinde bulunması gerekir. Aslında burada psikoterapinin niteliğini belirleyen şey de analist ve analize giren kişinin kuracağı terapötik işbirliği olacaktır.

Psikanaliz haftalık belirlenen günler içerisinde uygulanan genellikle analizanın divanda uzanır durumda kabul edildiği bir psikoterapi yöntemidir. Dinamik psikoterapide ise klasik psikanalizle aynı ilke ve teknikler kullanılır fakat psikanalizden farklı olarak haftalık görüşme sayısı değişebilmekte ve psikoterapist çok daha aktif bir yaklaşım sergileyebilmektedir. Ayrıca psikanalizden farklı olarak karşılıklı koltuklarda oturulmaktadır.