Blog

Sosyal Medya Ağımız mı Kuvvetli Olmalı Yoksa Sosyal Ağımız mı?

Yaşadığımız yüzyıl, Teknolojik aletlerin ve teknolojik donanımların çok fazla kullanıldığı bir dönemdir. Bu sebepledir ki; teknolojinin ve teknolojiyi temsil eden kavramların hayatımızın içine çok hızlı girmiş olması da kaçınılmazdır. Sosyal Medya Ağı da bu kavramlardan bir tanesidir. Sosyal medya, son 10 yıl içerisinde, günümüz insanının fazlasıyla mesai harcadığı bir oluşumdur. Teknolojik aletlerin fazla kullanılması gibi, sosyal medyanın da ölçüsüzce kullanımı hayatımızı olumsuz etkilemektedir. Sosyal medya ağı gibi yapılanmalar, öncelikli olarak sosyal ağımız ile aramıza set çekiyor, sosyal ilişki becerimizi daraltıyor ve engelliyor ise; problem olarak değerlendirilmelidir.
Kişiler arasındaki sosyal ağın zayıflamış; sosyal medya ağının ise olabildiğince genişlemiş olması İletişime kapalı, sabırsız ve istekleri konusunda ölçüsüz bireylerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. İnsani ilişkilerin azalması ile sosyal iletişim becerisi kurmakta zorlanan bireylerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Bireylerin sosyal medya ağı genişledikçe, sosyal ağı da daralmaktadır. Bu durum en çok genç bireyleri etkilemektedir. Teknoloji ve teknolojiye ait kavramlar, gençler için daha ilgi çekici bulunmaktadır. Bu sebepledir ki; 13 ile 25 yaş arasında kalan gençlerin iletişim kurmak için kullandıkları en büyük kaynak, teknolojinin de içinde yer aldığı sosyal medya ağı oluşumudur.
Sosyal ağ, insani ilişkileri ayakta tutarak, kişiler arası etkileşimi ve ilişkiyi referans almaktadır. İnsanın sosyal ağ becerisi, ilk olarak aile içinde gelişir. Bireylerin kişiler arası etkileşimi, ilişki kurma biçimi, model olma ve model alma gibi unsurların oluşumu, cinsiyet gelişimi, karakter gelişimi sosyal yapılanmaların içinde filizlenmeye başlar. İlişkiye dair yatırım arttıkça, bireyler kendine güvenli bir ortamda yetiştiklerini hissederler. Teknoloji ve sosyal medya ağı gereğinden fazla kullanılmaya başlandığında, hayata dair ideali olmayan, çoğunlukla yaşamın kıyısında hayata tutunmaya çalışan kişilerin genel bir avutucusu olabilmektedir.
Yüzyüze iletişim kurmaktan kaygı duyan, kendisini toplumdan izole ederek yaşamayı, simulatif yani sanal bir alana tutunmayı tercih edenlerdir. Bilgisayar ve bilgisayar ile bağlantılı olarak da internet, yaşamla kıyılarında dolaşan kişilerin fazlaca başvurduğu bir araç haline gelmiş bulunmaktadır. İnternetin sınırsız ve ölçüsüz kullanımı neticesinde ortaya çıkan problem ise “teknoloji bağımlılığı” şeklinde ortaya çıkmaktadır. Teknoloji bağımlılığı, sosyal iletişim becerisi düşük olan bireylerin kendilerini arkadaşlık kurmaktan alıkoymakta ve aile bireylerinden ve aile içi iletişimden uzaklaştırmaktadır. Aile bireyleri ile sağlıklı ilişki kuramayan ve arkadaş ortamında kabul görmeyen bireylerin teknoloji bağımlısı olma oranı sağlıklı aile ortamında yetişmiş bireylere göre daha yüksek olabilmektedir. Fakat nadir de olsa sağlıklı aile ortamında yetişen kişiler de, teknoloji bağımlısı olma riskiyle karşı karşıya kalabilmektedir. Nihayetinde, bağımlılık; aile bağlarının yani sosyal ağın ve sosyal desteğin güçlü olması neticesinde aşılabilecek bir sorundur. Sosyal ağın geniş olması, sosyal medya ağının daralması anlamına gelir.

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Yorum Yapın


Online Hizmetler

En kısa sürede size ulaşabilmemiz için lütfen telefon ve e-posta bilgilerinizi kontol ediniz!

Hazırlanıyor...

Hazırlanıyor...


Gizlilik Sözleşmesi