Basın ve Medya

En Çok İntihar Eden Meslek Grubu: Doktorlar

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Psikiyatri Uzmanlarından Dr. Selin Birgül Baran intihar ve doktor intiharları hakkında merak edilenleri yanıtları.

“İntihar, insanın bilerek ve isteyerek yaşamına son vermesidir. Kişinin kendi benliğine yönelik bir saldırganlık hali olarak da tanımlanabilir. İntihar ağır ruhsal ve bedensel hastalıkları olan kişilerde görülebildiği gibi, bir sorunu ve hastalığı olmayan zorlu yaşam koşullarına karşı çaresizlik ve umutsuzluk tepkisi veren normal bireylere kadar geniş bir çerçevede görülebilir.

Sosyal Konumun Yükselmesi ya da Düşmesi İntihar Riskini Getirebilir

İntihar sadece bireysel kayıplarla sınırlı kalmayıp, uyandırdığı şiddetli duygularla (öfke, panik, korku, suçluluk gibi) çevreyi de etkiler.  Kişinin sosyal durumu yükseldikçe, intihar riski de artmaktadır. Diğer yandan sosyal statüde düşüş de riski artırmaktadır. Genel olarak iş sahibi olma intihara karşı koruyucu bir faktör olarak işlev görmektedir. Ancak bazı meslek gruplarında intihar riskinin arttığı bildirilmektedir. Bu meslek grupları arasında en çok intihar eden meslek grubu doktorlardır. Son yıllarda ülkemizde doktorların çalışma koşullarındaki zorluklar ve doktora yönelik şiddet davranışlarındaki artış nedeniyle hekim intiharları gündeme gelmiştir.

Doktorlar yoğun çalışma temposu, uzun ve yorucu nöbetler, nöbet sonrası uykusuz ve dinlenmeden  göreve devam etmek zorunda kalmak, hastalardan veya hasta yakınlarından psikolojik ve  fiziksel şiddet görmek veya görmese bile bu kaygıyla çalışmak durumunda olmaları, mecburi hizmet nedeniyle aile bütünlüğünün bölünmesi ve sonrasında yaşanan sorunlar, kendilerine ve ailelerine  yeterince vakit ayıramamaları, performans kaygısı taşımak  gibi bazı sorunlarla karşı karşıyalar. Bütün bu faktörler bu güzel mesleği yapan bireylerin tükenmişlik ve depresyon içerisinde yaşamalarına neden oluyor. O yüzden sağlık çalışanı olmak ciddi bir özveri ve fedakarlık gerektiriyor.

En Yüksek İntihar Oranı Psikiyatri Uzmanlarında

Terzi kendi söküğünü dikemez derler. En yüksek intihar oranı psikiyatri uzmanlarındadır. Her insan gibi doktorlar da, psikiyatristler de depresyona girebilir. Ancak hastalarında bu tanıyı kolaylıkla tespit edip tedavi ile sorunu çözebilirlerken kendileri için körleşebilirler. Kendilerindeki gidişatının depresyonun farkında olamayabilirler. Buna içgörü kaybı denir. Zaten depresyon sinsi bir hastalıktır.

Neden Depresyona Giriyorlar?

Ağır eğitim ve çalışma koşulları. Yoğun mesai nedeniyle kendisini sosyal ya da ailevi bir grubun içinde güvende hissedememeleri. Hasta şikayetleri ve bir takım hukuki baskılar. Çalıştığı kuruma aidiyet hissedememe. Alınan eğitim ve sorumlulukla orantılı olmayan gelir düzeyi ve maddi sorunlar.

Doktor intiharları konusunda yapılan çalışmalara göre intihar eden, intihar girişiminde bulunan doktorlarda genellikle altta yatan bir psikiyatrik bozukluğun olduğu gözlemlenmektedir. Aynı zamanda intihar kurbanı doktorlar arasındaki en yaygın psikiyatrik bozukluklar, depresif bozukluklar ve madde bağımlılığıdır.

Sıklıkla, intihar girişiminde bulunan bir doktor son zamanlarında mesleki, kişisel ya da ailevi bir güçlük yaşamıştır. Doktorlar sıklıkla aşırı dozda maddeyle intihar eylemini gerçekleştirmekteyken topluma kıyasla daha az ateşli silah kullanmaktadır. Doktor intiharlarında ilaçlara kolay ulaşabilme ve ilaçlarla ilgili bilgiye sahip olmaları önemli rol oynar.

Medya Dili Çok Önemli

Medyanın intihar konusunda çok önemli etki ve sorumlulukları vardır. İntihar haberlerinin çok sık, daimi, duygusal bir anlatım ile ve intihar yönteminin açıkça anlatılarak verilmesi, yatkınlığı olan kişilerde (gençler ve depresyonda olan bireyler gibi) aynı veya benzer yöntemler ile intihar girişimine yol açabilir. Bu konuda 50’den fazla bilimsel çalışma mevcuttur.

Ülkemizde hekimlerin sosyoekonomik düzeyindeki değişimlerin ve çalışma koşullarının intihar davranışı üzerine etkisi araştırılması gereken önemli bir konudur. İntiharla mücadelede en önemli kişiler olan doktorların intihar konusunda bilinçlendirilmesi ve gerektiğinde uygun yardım alma koşullarının düzenlenmesi önemli bir konudur.

Sonuç olarak, hekimlerin ruh sağlığı alanında yardım alması önündeki maddi ve manevi engellerin ele alınması ve aşılması önemli bir konudur. Doktorların ağır çalışma koşulları hafifletilmeli, yoğun mesai saatleri azaltılmalı, kendisine ve ailesine vakit geçirebilecek sosyal bir ortamın önündeki engeller kaldırılmalıdır.”

Paylaşın..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Pin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Online Hizmetler

En kısa sürede size ulaşabilmemiz için lütfen telefon ve e-posta bilgilerinizi kontol ediniz!

Hazırlanıyor...

Hazırlanıyor...


Gizlilik Sözleşmesi